Ece Ayhan şiiri Üzerine

Ece Ayhan'ın Şiiri Üzerine



Ece Ayhan’ın da kurucuları arasında yer aldığı İkinci Yeni, Cumhuriyet döneminde ortaya çıkmış bir şiir hareketidir. İlk çekirdekleri 1954’te değişik dergilerde görünmüştür. 1956’da haftalık Pazar Postası gazetesinde toparlanarak ilkeleri belirginleşmeye ve bir akıma dönüşmeye başlamıştır. Garip ve Toplumcu Gerçekçi şiir anlayışlarına bir tepki olarak doğan bu hareketin gerek dönemi içinde gerekse sonrasında şiirimiz üzerinde derin etkileri olmuştur.

İkinci Yeni hareketinin, Cumhuriyet dönemi şiirimizde kendisine yer açabilmiş önemli temsilcileri bulunmaktadır. Böyle bir şiir anlayışının oluşmasında ve bir akıma dönüşmesinde en büyük paya sahip olanlardan biri de Ece Ayhan’dır. O, yayımladığı şiirleriyle ve günlük, deneme, söyleşi yazılarıyla, yeni bir şiir anlayışının doğmasında ve bir harekete dönüşmesinde öncü bir rol üstlenmiştir.

Ece Ayhan, ilkeleri daha sonra sistemleşerek bir akıma dönüşecek olan İkinci Yeni şiirinin kurucularındandır. 1954’te yayımladığı ilk şiirinden itibaren, daha sonra ilkeleri sistemleşerek akıma dönüşecek bir şiir anlayışının en tipik örneklerini vermiştir. Hareketin diğer öncüleri olan İlhan Berk, Turgut Uyar ve Edip Cansever başka bir şiir anlayışından uzaklaşarak bu şiire dahil olmuşlarken; o, başından bugüne ilkelerini koruyarak gelmiştir.

Ece Ayhan, başından beri yaslandığı ilkelerden taviz vermeyen tutumuyla, İkinci Yeni’nin en özgün şairidir. Bu hareket hızını kesip ortadan kalktıktan sonra da, şiirinin çizgi dışı olan özgün yapısıyla, belli bir okuyucu kitlesi ve bazı genç şairler üzerindeki etkisini sürdürmüştür.

Yapı Kredi Kültür Sanat ve Yayıncılık’ın çıkardığı Kitap-lık dergisinin Cumhuriyet’in 75. Yıl kutlamaları nedeniyle düzenlediği “75 Yılda Cumhuriyet’e Mührünü Vuran 75 Kitap” başlıklı kitap seçme esasına dayanan bir ankette, Ece Ayhan’ın Devlet ve Tabiat (1973) ile Yort Savul (1977) adlı iki şiir kitabının birden seçilmesi, Cumhuriyet dönemi Türk şiirindeki yerini göstermesi bakımından önemlidir. Ankete 1923’ten sonra yayımlanmış felsefe, edebiyat, tarih, hukuk, tıp vb. türdeki tüm kitapların katıldığı ve seçilen 75 kitaptan yalnızca 25’inin şiir kitabı olduğu düşünülecek olursa, sanat dünyasının onun şiirine yönelik ilgisi daha iyi kavranılacaktır.

İkinci Yeniciler, şiire getirdiği yeni bir sözdizimi ve kapalı söyleyiş özelliğiyle, günümüz şiirine de bir temel oluşturmuşlardır. Garipçilerin bildirişimi amaçlayan basit dil kullanımına ve Toplumcu Gerçekçilerin politik mesajlı içeriğine tepki göstererek, şiirin bir de “sunuş” tarafının olduğuna dikkati çekmek istemişlerdir. Ancak, bunu yaparken, tepki hareketlerinin birçoğunda olduğu gibi, aşırılıklara kaçmaktan kurtulamamış ve biçimcilikle suçlanmışlardır.

Ece Ayhan’ın şiirini tema bakımından tasnif etmek oldukça güçtür. Çoğu bir metnin parçaları olarak yazılan bu şiirler, ancak kitapların bütünlüğü içinde bir anlam kazanmaktadırlar. O, kent insanının girişik iç dünyasını böyle bir şiir kurgusu içinde vermeye çalışmıştır. Şiirlerinde tek başına anlamlandırılamayan motifler, kitap bütünlüğü içinde bir araya getirildiğinde, gizlenmiş bir metnin varlığı ortaya çıkmaktadır. O, okurun önüne net fotoğraflar koymaktan hoşlanmayan bir sanatçıdır. Okurun bu gizli metnin varlığını sezmesini ve bulanık görüntülere ulaşmasını yeterli görmektedir.

Onun şiiri, kitaplarından yola çıkılarak çözümlendiğinde; tarih, toplumsal değişme, çocuk-eğitim, karamsarlık-mutsuzluk, yalnızlık-korku, hayat kadınları-cinsellik ve ironi temaları üzerinde yoğunlaştığı görülmektedir.

Kınar Hanımın Denizleri: Ayhan’ın 1959’da yayımlanan bu ilk kitabında yer alan şiirler; tarihe, coğrafyaya, ekonomiye göndermeler yapmakta ve Meşrutiyet sonrası devlet hayatının yakın tarihimizde yaşanan olayları, anıları sunulmaktadır. Kantolar ve kantocularla birlikte çöküntülerin bozulmuşluklarla, kokuşmuşluklarla birlikte varolan bir insan gerçeği Neyyire Hanım, Dikran Çuhaciyan, Deniz Kızı Eftalya, Kantocu Peruz, Kınar Hanım ile simgeleştirilmektedir.

Bakışsız Bir Kedi Kara: Ece Ayhan’ın “sıkı şiirlerim” dediği düzyazı şiir serisidir. Bu şiirlerde günümüz insanının sorunları, korkuları masalsı bir dünya atmosferinde dile getirilmektedir.
Ortodoksluklar: Bu eserde, ad olarak Romen rakamlarının verildiği XXVII adet şiir bulunmaktadır. Tarih göndermesinin öne çıktığı bu şiirlerde, “eski İbrani metinlerinden ve Bizans tarihinden derlenmiş” malzemeyle, bir anlamda “insanlığın acı çekme tarihi” yazılmaya çalışılmaktadır. Eserin en önemli göndermesi Bizans’a ve özellikle Bizans’ın başkentinedir. Şiddet imgelerinin öne çıktığı bu kitapta yer alan şiirler, göndermelerin hangi tarihsel anlatılara olduğunu çözmeyi zorlaştıran, neredeyse imkânsızlaştıran bir kurguya sahiptir. Bozulmuş bir gramerin taşıdığı belirsiz göndermeler kimi özel adları ve eylemleri öne çıkarmaktadır.

Devlet ve Tabiat ya da Orta İkiden Ayrılan Çocuklar İçin Şiirler: Onun okurla iletişim kurabildiği ve Yort Savul, Mor Külhani, Meçhul Öğrenci Anıtı gibi tanınmış şiirlerinin bulunduğu kitabıdır. Devlet-birey ilişkilerinin, toplum sorunlarının irdelendiği, politik şiir anlayışının öne çıktığı bu şiirler, daha çok bugünün Türkiye’sine göndermeler yapan temalarının okura yabancı gelmemesi nedeniyle, diline rağmen, sanatçıyı daha geniş bir okur kitlesiyle buluşturmuştur. 1973 Türkiye’sinin toplumsal ve politik çalkantılarını yansıtmaktadır. Ancak, bu şiirler Nâzım Hikmet çizgisinde sürdürülen politik şiir anlayışının tamamen dışında bir anlayışın ürünüdürler. İkinci Yeni’yle gelen dil ve üslûp özellikleri, politik söyleyişe feda edilmemiştir. Memet Fuat (1995: 243), Devlet ve Tabiat’taki şiirleri, toplum sorunlarına değinen şiirin başyapıtı olarak değerlendirmektedir.

Çok Eski Adıyladır: Ece Ayhan’ın, “Kırka yakın insan yılını bulan yazı yaşamımda varabileceğim en yetkin ve en sıkı bir kitabımdır ve tabii en karamsar da!” (1993: 137) dediği kitabıdır. Eserde, “tarihi düzünden okumaya ayaklanmış çocuklar”ın sözcüsü olarak sondan başa doğru sıralanmış 42 düzyazı şiir bulunmaktadır. “Meclislik” sözcüğünü, “bir minyatürde figürlerin istifi” anlamında kullanan sanatçı, eserinin alt başlığını “Meclislikler, Minyatürler” koymuştur. Eserde yer alan şiirler, “bir minyatürde figürlerin istifi” misali, zincirleme tema birliği meydana getirmektedirler. Genellikle Osmanlı dönemine göndermelerin yapıldığı bu şiirlere, “tarihin düzünden okunma”ya çalışıldığı politik nitelikli tarih okumaları da denilebilir. Şair, tarihteki iktidar oyunlarını ve bu oyunların acı devlet ve toplum hayatına yansıyan olumsuz etkilerini öne çıkarmaktadır.

Orhan Alkaya, Kemal Yalgın’la beraber Ece Ayhan’ın Çok Eski Adıyladır şiir kitabı için hazırladığı “Çok Eski Adıyladır Sözlüğü”nün sunusunda eserin içeriğiyle ilgili olarak şu değerlendirmede bulunmaktadır:
Çok Eski Adıyladır bir mitologyadır; İstanbul mitologyası... İstanbul; Yahya Kemal’den Tevfik Fikret’e, Mimar Sinan’a, paşalara, beylere uzanan bir yelpazede “daha bir tarihleşmiş”tir Çok Eski Adıyladır kitabında (Ece Ayhan, 1995: 81).

Zambaklı Padişah: Bu kitapta toplanan şiirler, Ece Ayhan’ın tersinden yazıldığını iddia ettiği tarihi, düzünden yorumlama çabası olarak görülebilir.
Çanakkaleli Melâhat’a İki El Mektup: “Dışta bırakılanların, hal ve gidişi sıfır olanların, yasaklananların” şiirini yazdığını söyleyen Ece Ayhan, Cumhuriyet’e bir de bir hayat kadını olan “Çanakkaleli Melâhat”in gözüyle bakılması gerektiğini savunmaktadır. Ona göre “Melâhat”, devletin karşısında olmadığı gibi içinde de olmayan “sivil” bir kahramandır.

Son Şiirler: Ece Ayhan, 1993’te yayımlanan Son Şiirler kitabının aslında “Son Sivil Şiirler” olması gerektiğini, “son” sözcüğünü kendisinin unuttuğunu belirtmektedir. Yakın tarihimizin sosyal ve –özellikle de- edebiyat hayatına ironik bir bakışı açısı getiren şiirlerden oluşmaktadır.
Ece Ayhan şiirlerinin tamamını “Bütün Yort Savul’lar!” adlı bir kitapta toplamıştır (1994, Yapı Kredi yayınları). Kitabın genişletilmiş ikinci baskısı 1999’da yapılmış ve sanatçının bu tarihten sonra yayımladığı diğer şiirler de eklenerek okura sunulmuştur.




Kaynakça
Ece Ayhan (1993): Şiirin Bir Altın Çağı, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, 1. Baskı.
-------. (1995): Aynalı Denemeler, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, 1. Baskı.

Memet Fuat (1995): İki Yönlü Yozlaşma, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, 1. Baskı.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !